YANILGI... NE KADAR ÇOK BİLİRSEN DEĞİL, ÇOK BİLDİĞİNİ SANIRSAN BAŞLAR - Blogcu
YANILGI... NE KADAR ÇOK BİLİRSEN DEĞİL, ÇOK BİLDİĞİNİ SANIRSAN BAŞLAR
''Sitedeki eserler; 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca korunmaktadır
Yazar ve Şairinden izin alınmadan, eserler; hiç bir ortamda kullanılamaz ''
YÜREK HİÇ BİR KURALI KABUL ETMEYEN BİR TERÖRİSTTİR...
YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT
26/3/2008 - ALPER'İM
Sen bilir misin yalnızlığın o kötü sisini Çöker ya aniden duvarlara Seslenirsin Kendi sesinin yansıması bile geri dönmez Kaybolup gider boşlukta Öylesine bir kaybolmuşluk yaşadım Bir ses bir nefes dedim Yoktu Ve sen geldin birden
Bakışlarıma astım yüzünün güzelliğini Ve herşey Nere baksam sen olup çıkıverdi Güneş pırıl pırıl, rüzgar ılgıt ılgıttı seninle Öpücükler yolladım Kurda kuşa böceğe Kelebeklerin kanat sesleri duyuldu yüreğimde Güller dikenlerini döktü yerlere Sevgimin coşkunluğu içinde Fanuslara mı koyup saklasam seni bilmiyorum ki
Gece uyuyamadım biliyor musun Bir o yana, bir bu yana dönenip durdum Yastık başa, uyku kirpiğe düşman Sevdandı gönlümün kıyılarına deli deli vuran
Alp/tin yücelerden gelen Er/din vurduğu gibi inletip, konuştuğunda dinleten Adam gibi adamdın velhasılı Alper/imdin vaktinde gelen Doğru zamanların doğru insanı Alın yazımsın silinmeyen
İnanamadım gerçekliğine Gitme hayatımın anlamı Düşlerimden Seni seviyor bu Asi Çeçen...
Karlı bir kış sabahının Zemheri ayazlarında gelen Sam yeli Kış ikindilerimin çöl güneşi
Bazen bir yerlerden kelebekler havalanır Kesilir yerden ayaklarımız Sonra kuş cıvıltıları duyulmaya başlar Çoğul sessizliğin içinde Adını koyamadığımız nesneler geçit töreninde Başımızda kavak yelleri Ayaz vurgunu düşler cehennem sıcağında
Saklarım seni yüreğimin köşesinde Üşümeyesin diye sarıp sarmalarım sevgimle Karanlıklarına ışık olurum Uzat ellerini tutayım yar Dudak kıvrımlarına yerleştir beni Tebessüm diye
Bir gece bakışlarımdan düşen yakamozları topladığında Deniz sen olacak yıldızlar ben Kayıp düşen her birinde dileğim sen Dalgalar şarkılar söylerken ılgıt ılgıt Rüzgarın eşliğinde bitecek şafak türküleri Vedalar kavuşmalara dönecek Şenlik ateşi yakacak körfezin ışıkları
Gittim dediğinde Aslında o zaman seninleyim gerçekte Rüzgardayım saçlarına dokunan Yağmurdayım yanağına düşen Kulağına fısıldayan nefesteyim
Bak gökyüzüne Gözkırpıyorum çoğul gecelerin ortasında
Hoşçakalları sattım bir eskiciye Vedaları da Ben senden hiç gitmiyorum ki Giderken en çok beni alıyorsun yanına Ve kalan en çok gideni taşır yüreğinin ortasında Biliyorsun
Sensizlik yaşlanıyor yavaş yavaş içimde Sessizliği dinlerken kara gecelerin ak düşlerinde Kanat çırpan kelebekler tek tek ölürken yüreğimde Kuşlar derin bir suskunluk içinde
Bir yaprak düşüyor dalından başaşağı Bir ağıt çığlık çığlığa dağlardan yuvarlanan Güz bulutu yağmalardan kopuyor duygularım Buz mavisi bıçakların keskinliğinde
Ceylanlar iniyor suya Kanatlı atlar eşliğinde Veda buseleri topluyorum Yanık alınların gövdesinden Bir ağaca kazıyorum isimlerimizi Adı olmayan alfabelerde Kayıp harflerin gözyaşları eşliğinde
Trenler gelip geçiyor garlardan Yolcusuz Her durakta durmuyor otobüsler artık Pencereler kapanmış sıkı sıkı Gün doğmaz olmuş karanlık odalara Kan damlıyor hecelerin satır arası çığlıklarından Mecalsiz kalmış parmak uçlarına yaslanır son mektuplar Son dizeler dediğimiz yalanlar gibi Kendimizi kandırmaktır oysa her cümle Ne son mektup olur yazdığımız Ne de son intizar Adrese varamamıştır geri gelen sadece Anılar susmuştur buz kırığı bakışların ortasında
Üşüyorum kapama gözlerini Çığ düşer bakışlarının yamaçlarından deli deli Yüreğim kalır altında bir enkaz misali Dokunma, dağılırım Toplayamaz hiç bir güç Silme gözyaşlarımı Ağlatan sendin unuttun mu... Islık çalma bana gelirken Kulaklarım yeteneğini kaybetti Yarınsız yarınlara ektik ümitlerimizi Çorak toprak misali
Artık hiç bir yerde değilim Kendimi arıyordum Kaybettim Hükümsüzüm...
Bir şiir olsaydım Belki de vezinsiz yazılırdım sayfalara Kurşun misali çakılırdım satırların orta yerine Hece hece dökülürdüm avuçlarına aşıkların Can kırığı günlerden arta kalan Harflerin toplantısı olurdum Kimbilir...
Gökyüzünden kayan bir yıldıza eşlik ederken Apansız dilekler tutulurdu peşim sıra Yakamozlar tutuklanırdı dizelerimde Dalgalar seyre çıkarken arsız gülüşlerle Bir batığın kalıntılarında izlenirdi düşlerim Issız bir sahilin kumsalında kaybolan Şişedeki mektup misali...
Hangi mısra anlatabilir ki yüreğimin encamını Beni anlatacak şiir henüz yazılmadı!!!
Bakışlarıma doluşan kum fırtınasından kalan Yağmur yüklü bulutlar takılıyor kirpiklerime Buhara olup dökülüyor önce Moğol istilasına inat Semerkant oluyor sonra hazin Nal sesleri yankılanıyor kulaklarımda
Pembe yaşmaklı suna boylu bir dilber süzülüyor Kaçamak yapan düşlerimin kıyısından Çöl hurisi bir Leyla dolaşırken has bahçede Şah Cihan''ın başı düşüyor Tac Mahal''de
Cümlelerim cinnet krizi geçirirken Kelimelerim intihar pozisyonunda Hecelerim mayın tarlalarında açan gelincikler Kaç bin parça olmuş zaman tünelinde Kaç duygunun kanı karışmış yapraklarına
Coğrafyamın hangi paralelinden Hangi enlemine geçmekte adımların Hangi alfabenin içinde saklanan harfimsin Kimbilir hangi iklimde yaşar gözlerin Hangi güneşi selamlar sabahların
Yüzünü görmediğim Sesini duymadığım yiğidim Bir sabah ansızın doğar mısın sabahlarıma Bayram namazı muştularından dualarla...
SEVGİLİ ARKADAŞIM, CAN DOSTUM, ŞAİR İNSAF CANER'İ KAYBETTİK.
SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIM BİR TANEM...
ALLAH RAHMET EYLESİN.
Eylül GÖKDEMİR
Hoşça Kal..
Seninle, Aynı şehirde olmak Güzeldi be sevgili.. Aynı toprak üstünde yürümek.. Aynı gök altında yıldızlara göz kırpmak. Rüzgârda ürperip,yağmurda ıslanmak.. Tesadüf bu ya.. Belki bir gün, karşılaşırım umudu taşımak.. Neden gittin ki?
Şimdi; Sıra bende.. Hoşça kal bir tanem ben gidiyorum.. Gülüşlerinle uğurla beni.. Saçlarımda dolaşsın,tanımadığım ellerin.. Bir öpücük kondur alnıma.. Nurlansın yüzüm. Korkma! .. Tenim buz gibi olsa da, Yüreğim korda..
Gelirsen bir gün baş ucuma. Taşım,toprağım,otlarım hareketlenirse şaşırma.. Çünkü; Bana ait olan her şeyimle sevdim.. Sakın ağlama! .. Hissederim, kıyamam, sızlar kemiklerim.. Bir de; Dua okuma.. Öldüğümü anlayıp hayallerim bitsin istemiyorum.. Hoşça kal bir tanem, ben gidiyorum..
…./…..
Giderayak, bahar olmak istedim,çiçeklenmek. Hata, tohumda mı, toprakta mı? Anlayamadım..
30/07/07
17:19 Bursa...
İnsaf Caner
MADEM Kİ ÖLÜM VAR... MADEM Kİ BİR GÜN TOPRAK OLACAK SEVDİKLERİMİZ VE ÖZLEMLER YAKACAK YÜREĞİMİZİ... VAZGEÇTİM DÜNYADAN... HERKESİ BAĞIŞLIYORUM VE HAKKIMI HELAL EDİYORUM.
Can dostum... Biriciğim... Seni öylesine özlüyorum ki şu satırları yazarken gözyalarım çılgın bir firarda. Ağustos'da bana gelmiştin İstanbul'da oğlun Yiğitle ve bir kaç günü birlikte geçirmiştik. Gelirken bir çift küpe ve kolye almıştın takım. Tak olur mu demiştin. Ben de takmam mı İnsaf'ım demiştim O günden beri ilk kez dün taktım onları ve okuldan geldiğimde küpeleri çıkarmış ama kolyeyi unutmuşum. Kolyeyle uyumuşum İnsaf'ım !!! Birlikte geçirmişiz o son geceyi bilmeden.... Özlemin yakıyor yüreğimi... Bir varmış bir yokmuş oldun be İnsaf'ım... Geriye yüreğini bıraktın kalbimin içine... SENİ SEVİYORUMMMM
Ve gözlerin gelir aklıma Düş yarası, katran karası, bulut sancısı Oynatırım gecenin bir yarısında Firari acılar akıllara zarar...
Zift bulaşığı şafakların İhanet selamlarına eşlik eder martı kahkahaları... Gıcırdayan dişlerimin arasından tıslıyorum adeta Gülmeyinnn... gülmeyin artık bana...
Zemheri yemiş sol yanım sıtma nöbetinde Saklanacak kırık kol da kalmadı yen içinde Sarı humma dedikleri bu olsa gerek Az sonra biter bu işkence...
Topal bir sevdanın eteklerine tutunurken çaresiz Koltuk değnekleri elimde kalakaldım
Beynimde devrim niteliğinde düşünceler Terörist eylemler hazırlığında kalbim Az sonra ha koptu ha kopacak kıyamet Darmadağın saçılacak dört bir yana kelimeler Hece hece Paramparça...
Arafat''ta buluşurken ruhumla bedenim Mina''da yedi fiske taş salladım gölgene Tekrar tekrar tavaf ederken gönül Kâbemi Tek tek kırdım adı senli olan putları...
Aklımın nakliyesine yükledim senden kalan ne varsa Tıpkı senin sattığın gibi... Boy gösterecek haraç-mezat köle pazarlarında İpotek koyduğun anılarım Ederi kaç para...
İşte o gün... Küçücük bir ilanla yazılacak adım Yerel bir gazetenin sekizinci sayfa haberinde
Karşıyaka Milli Eğitim Müdürlüğü Öğretmenler Korosu Şef Aslı ERZURUMLU DUYSAK yönetiminde 22.KASIM.2007 de Ziya GÖKALP Kültür Merkezinde Akşam saat: 20.00 de vereceği TSM Konserinde siz sevgili dostlarımızı da aralarında görmek ister.
Dostlarım bu konserde benim de solom var. Sizlerin desteği bana güç verecektir. İmkanı olanları konserde görmek isterim. Biletler 5 YTL'dir.